Bunu Biliyor musunuz?

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?
Sevdiğimiz birini ya da bir şeyi gördüğümüz zaman göz bebeklerimiz alanının %45'i kadar büyüyebilir.


Kedilerin gözleri geceleri neden parlar?

Kediler, gündüzleri sadece mavi ve yeşil rengi seçebilirken, geceleri renk seçme ihtiyacı olmadığından birçok canlıdan avantajlı hale gelirler ve görme keskinlikleriyle büyük bir hareket kabiliyeti kazanırlar. 
İnsanların el feneriyle aydınlatarak zar zor önünü görebildiği karanlık mekanlarda kediler yirmi metre uzaklıktaki bir hayvanın kuyruğunu bile seçebilir ve son derece çevik hareketlerle ona ulaşabilirler. 

Kedilerin görme kabiliyetini arttıran bu özellikleri aynı zamanda geceleri de gözlerinin parlamasına neden olur.


Kedilerin gözlerinin damar tabakaları 'tapetum lucidum' adlı bir özelliğe sahiptir. 

Aslında bu göz yapısı sadece kedilerde değil, daha pek çok memeli hayvanda da vardır. 

Bu damar yapısının özelliği içerisinde 'guanin kristalleri' adı verilen ve gözün arka kısmına düşen ışığı yeniden retinaya yansıtan bir madde olmasıdır. 

Bu sayede retinaya tekrar yansıyan ışığın bir kısmı mercekten geri döner ve geceleyin kedilerin gözlerinin parlamasına sebep olur.

Soğan doğrarken neden gözlerimiz yaşarır?

Soğanı doğrarken, soğan hücrelerini de parçalara ayırmış oluruz. 
Soğan hücreleri iki bölümden oluşur. 
Bunlardan biri “allinazlar” diye bilinen enzimleri içerir. 
Diğeri de sülfit bileşiklerinden oluşan aminoasitleri içerir. 

Allinazlar sülfitleri parçalayarak sülfenik aside dönüştürürler. 
Kararsız bir yapıya sahip olan sülfenik asit ise kısa sürede uçucu bir kükürt bileşiğine dönüşür. 
Bu gaz hızla havada yayılır ve gözümüze ulaştığında da yakıcı bir aside dönüşür.

Ancak gözümüzü yakan tam olarak bu gazın etkisi değil, göz yaşımızla tepkimeye girmesi sonucu oluşan sülfürik asittir. Gözümüzü nemli tutan bu sıvıda oluşan küçük miktardaki sülfürik asit, çok duyarlı olan göz sinirlerini uyarır ve yaşarmasına neden olur. Soğan kokusu dediğimiz de aslında bu gazın kokusudur. 


Sülfürik asit gözümüze temas ettiğinde de gözyaşı bezlerimiz bu tehlikeyi algılar ve nüfus eden sülfürik asidi  gözyaşı salgılamaya başlar.

Göz Yaralanmalarında İlkyardım

Morarmış Göz:

Kapaklardaki gevşek dokular içine kanama olduğunda göz morarır. Cilt altında kanama siyah veya mavi renkte görülür. Kapak dokusu gevşek olduğundan kanama kapakları çevirir. Alın, burun ve yanak derisi sıkı olduğundan bu kısımlara kan gitmez. Bu nedenle, morarmış göz bir kan damarı yırtılacak kadar sert bir travma olduğunun göstergesidir. Birçok travma göze hasar vermez çünkü göz kemik cep içinde korunmaktadır. Ancak mor göz kesinlikle bir travma olduğunu ve gözün de yaralanmış olabileceğini düşündürür. Görmeniz bulanıklaştı ise doktora gitmelisiniz. Bu durumlarda bulanık görme göz içine kanama olduğunu ifade eder.


Gözün çizilmesi veya Göze Toz Girmesi:

1- Herkesin gözüne sinek veya toz parçası kaçabilir. En önemlisi gözün içine bir şey kaçınca ovuşturulmamasıdır. Çünkü yabancı cismin korneayı çizmesine neden olabilir. Genellikle irrite gözün sulanması yabancı cismin yıkanarak uzaklaşmasını sağlar. Göz kırpma da yardımcı olur. Bunlar işe yaramazsa ilk yardım gerekir. İlk yardımı yapan kişi göz içinde yabancı cismin yerini ayin etmelidir. Tedavi açısından, partikül gözün saydam veya beyaz kısmı üzerinde olabilir. Her ikisi için farklı tedavi gerekir.
2- İlk yardımı yapan kişi; Kornea içine gömülmüş bir toz parçasına dokunmamalıdır. Kırpma ile çıkmayacak kadar gömülmüş ise çıkarılması için lokal anestezi gerekir. Kornea dokunmaya ve ağrıya çok hassastır. Ayrıca böyle bir yabancı cisim yüzeyi bozarak enfeksiyon eğilimini arttırır. Enfeksiyon riski antibiyotik tedavisi ile azaltılabilir. Bu nedenle, önemli bir çizik veya gömülü bir yabancı cisim olan bir kornea doktor tarafından görülmelidir. Kornea enfeksiyonları görme kaybına yol açan yoğun zararlar bırakır.
3- Toz gözün beyaz kısmında ise (konjonktiva) problemi doktora ihtiyacınız olmadan çözebilirsiniz. Konjonktiva enfeksiyona çok dayanıklıdır ve küçük çizikler ciddi hasara yol açmaz. Tüm yapmanız gereken bir kağıt ve bez parçasını kıvırıp ucuyla yabancı cismi silerek almanızdır. Bu fazla bir acıya neden olmaz. Partikül alınır alınmaz batma hissi kaybolmalıdır. Siz alt kapağı aşağı çekerken hasta yukarı bakarak size yardımcı olabilir. Bu pozisyon konjonktivanın tüm alt kısmını görmenizi sağlar. Yer çekimi nedeniyle göze giren şeylerin çoğu konjonktüre alt yarısına yerleşir. Bazen partikül gözün üst yarısındadır. Bunları almak daha güçtür. Üst kapağı yukarı çekerken hastaya aşağı bakmasını söyleyin. Bazen yabancı cisim kapağın orta yüzündedir. Bunu almak için kapak ters çevrilmelidir. Göz hala batmaya devam ediyor ve siz de problemi göremiyorsanız bir doktora göstermek gerekir.
4- Hasta bir metal üstüne metalle vuruyorken yabancı cisim gözüne fırladı ise küçük bir çelik parçası gözü delerek içeri girmiş olabilir. Böyle bir yaralanma yüzeyde görülemeyebilir. Bazen hemen hemen hiç ağrı olmaz. Bu tip yaralanmalarda dikkatli olunması gerekir. Koruyucu gözlük takmadan böyle bir iş yapmamalı.

Göz Delinmelerinde: 

Kırık cam parçası, sivri bir tel, diken veya uçan bir metal parçasının göze girişi çok tehlikelidir. Giriş deliği çok küçük bile olsa göz içine mikrop taşıyarak abse oluşumuna ve körlüğe yol açar. Daha büyük bir yara ağzı gözün hassas yarı sıvı yapılarının dışarı kaçmasına neden olur. Böyle bir göze basınç uygulanması göz içeriğinin daha kolay dışarı fırlamasına yol açarak felaketle sonuçlanır.
Gözde böyle bir kesik meydana gelirse kanama olur veya kesi yerinden sıvı dışarı çıkar. Kesik bir gözün yakınını silmeyin veya bastırmayın. Hastanın gözünü silmesine izin vermeyin. Bunu yaparken göze basınç yaparsa gözün boşalmasına neden olur. Acil olarak doktora gidilmesi gerekir.

Kimyasal Göz Yanıkları: 

Şayet kuvvetli bir kimyasal madde (örneğin pil asiti, kezzap, laboratuar veya endüstriyel eriticiler, zehirler, kireç tozu) gözün saydam kısmına (kornea) atılırsa korneanın normal saydamlığı hızla bozulur. Dakikalar içinde (madde çok güçlü ise saniyeler içinde) korneanın hassas hücreleri gerçekten yanar. Vücudun bir yerinde kötü bir yaralanma olduğunda skar dokusu bırakarak iyileşme olur. Derin bir kesi veya yanıktan sonra ciltte oluşan bir skarı bilirsiniz. Böyle bir skarın korneada oluştuğunu düşünürseniz gözü nasıl kör edebileceğini anlarsınız. Hemen gözü yıkayarak kimyasal maddeyi uzaklaştırmalısınız. Bunu yapmazsanız birkaç dakika içinde gözde kalıcı körlük gelişecektir. Gözü normal su ile yıkayın. Antidot aramayın. Hastanın yüzünü yukarı çevirin ve gözüne suyu dökün. Doğal olarak bu hastanın hoşuna gitmez ve yanığın yaptığı ağrı ve soğuk suyun irritasyonu nedeniyle gözlerini sıkarak kapatır. Göz kapaklarını tutarak açmanız gerekir. Göz veya göz kapaklarına bastırmayın. Kaşlarına veya yanağına bastırın. Hastaya yıkamanın önemini anlatın. Kuvvetli bir alkali söz konusu ise gözü en az 15 dakika yıkamalısınız. Önemsiz yanıklarda o kadar uzun süre yıkamanız gerekmez. Ancak, gerçekten kötü bir maddeyi gözden uzaklaştırmak için birkaç dakika yeterli değildir.

Farzedin ki hiç su bulamadınız. 
İrritan olmayan herhangi bir başka sıvıyı da kullanabilirsiniz. 
İrritasyon olmadan içebiliyorsanız gözü de o sıvıyla acil durumda yıkayabilirsiniz. Süt, alkolsüz içkiler, portakal suyu, çikolata sütü bu tip herhangi birşey işe yarar.
Kimyasal maddenin antidotunu aramayın. Örneğin alkali yanığında sirkenin, asit yanığında sodanın iyi geleceğini düşünebilirsiniz. Antidot aramak için geçirilen zaman gözün tahrip olmasına yol açar. Ayrıca antidotun kendisi de göze zarar verebilir. 15 dakikalık yıkama işini bitirmeden doktora gitmeyin.